19 Şubat 2016 Cuma

ZAMAN VE MEKAN


(Bu yazdıklarım sadece aklımın bir ürünüdür,yazdıklarıma inanabilirsiniz,karşı çıkabilirsiniz;fakat bu düşünceleri yok edemezsiniz.)

Zamanın varlığını hepimiz merak etmişizdir.Zamanı zaman yapan,yaptığımız hareketleri bir sıraya koyan bir mekanizma var mı?Zaman neyden ibaret ve zaman diye bir şey var mı?
İşte sormamız gereken sorular bunlar,hiç düşünmeden duvardaki yelkovana zaman diyoruz.Bize hollywood filmlerinde gösterilen olaylara hemencecik biz de inanıyor ve işte bu zaman,zaman böyle işler,zaman 4.boyuttur diyoruz.Fakat siz hiç bu kurgu olayları bir kenara bırakıp yalnızlığın içinde hiç evreni ve zamanı düşündünüz mü?Zaman hiç bize gösterildiği gibi değil.

Zamana 4.boyut diyenler bence yanılıyorlar.Kanımca sadece 2 boyut var ve bunlar da en boy derinlik olarak adlandırdığımız ve evreni gözümüzün gördüğü bir şekilde tanımlanmış hali değil.En boy derinlik sadece bir yanılgıdır.Böyle düşünürsek hata yapmış oluruz;çünkü bu sadece gözümüze göre evreni şekillendirmemizdir.Yani kulağımla duyduğumuz sesler de mi başka bir boyut?Böyle gidersek her bir duyu organımız için bir boyut oluşturmamız gerekir.Onlara göre evren duyumsandığı kadar boyutlanır.Fakat hayır,bence sadece 2 boyut var.Biri madde ve diğeriyse enerji.Enerji maddeyi etkileyebilir,öyleyse iki boyut birbiriyle etkileşim içersinde.Zamansa bir boyut değil hatta zaman olarak düşündüğümüz şey aslında bir hiç,sadece bizim yarattığımız bir biçimlendirme,ölçme şekli.

Bu düşüncelerin hepsi bir gün okul yolunda karşılaştığım bir olay sonrası meydana geldi.Bir kış sabahı tünele binmiş soğuk havada çıkan soluğumla beraber sürenin bitmesini bekliyordum.Süreyi sürekli izliyordum,saniyeler yavaş yavaş azalıyordu fakat sonrasında sıkıldım ve daha 5 dakika kala pencereye döndüm.O sırada başka insanlar tünele binmeye başladı.Sabah erken bir saat olduğu için çok fazla insan yoktu ortalıkta.Tekrar saate baktım,3 dakika kalmıştı,yanımın boş olduğunu gördüm ve tekrar geri pencereye baktım.O sırada bir şey oldu,sanki ben yavaşlamıştım(bunu sonradan anlayabildim).Yaşlı bir teyze hızlıca yanıma oturdu,onun bana hızlıca çarpışını hissettim.Yerine oturmuştu ve aniden siren çaldı ve tünel kalktı.Şaşkınlık içinde tünelin içine bakıyordum.Zaman hızlı bir şekilde ileriye gitmişti.Bu kitap okurken zamanın hızlıca geçmesi olarak tanımlayabileceğiniz bir şey değildi.Ben o sırada her şeyin farkındaydım,hiçbir düşünceye dalmamıştım,sadece camın yansımasına bakıyordum.Daha 3 dakika olmasına rağmen 1 saniye içinde yanımda hızlıca yaşlı bir teyze belirmiş ve tünel kalkmıştı.Daha 3 dakika beklemem gerekirdi fakat hayır 1 saniye içinde tünel kalkmıştı.Yaşanan şeye bir anlam verememiştim.Fakat hayal görmediğimden de oldukça emindim.Her şey gözümün önünde olmuştu,zaman ileriye gitmişti,daha doğrusu ben zamanda ileriye gitmiştim.Tünelden indikten sonra okula doğru yürüdüm,yürürken de bu olanlarla  ilgili düşünmeye başladım.Zamanda ileriye gitmiştim,fakat ben yavaş ve diğerleri çok hızlı hareket etmişti.Bunu tetikleyen neydi?Ve böylece zaman üzerine düşünmeye başladım.Okula vardığımda bir çok şey kurgulamıştım aklımda,bu düşüncelerin zihnimde unutulmasını hiç istemiyordum.Bu yüzden elime geçen ilk kağıt parçasını alıp yazmaya başladım.Yazdım da yazdım 3-4 sayfa boyunca kustum,düşünce kustum.Ve sonunda yaşadıklarımı açıklayan bir yazı vardı karşımda,zamanı açıklayan.

Her şey maddenin hareketiyle ilgilidir.Kinetik enerji,bütün hareketlerin temelidir,her değişimin ve etkileşimin.Mekandaki cisim hareket eder ve biz sadece hareket edebiliriz.Düşündüklerimiz yaptıklarımız hepsi bir hareketin sonucudur.Evrendeki her şey atomlardan hatta daha da küçük olabilecek yapıtaşlarından oluşmuştur.Yani evrendeki her maddedin kendine özgü bir oluşu,yapısı vardır.

Bir mekanda bir cisim durduğunu hayal edelim,eğer bu cisim 2 metre ileri hareket ederse hareketinin sonunda cismi 2 farklı yerde görmeyiz.Cisim hareket özelliğine sahip olmakla beraber evrende bir konuma sahiptir.Varolmak için buna ihtiyaç duyar.Bu bir koordinat gibidir,hareket gerçekleştirdiğimiz ölçüde değişir.Bu konum o cismin varlığını belirler,gösterir.Eğer bu cismin bir konumu olmasaydı bu cismin varlığından şüphelenirdik.

Eğer böyle düşünürsek cisim iki farklı yerde olamaz(yoksa olabilir mi?İleriki yazıda açıklama yapacağım)fakat cisim yer değiştirebilir.İşte bu cisimlerin,varlıkların,her maddenin konum farklılıkları bizim "zaman" olarak algıladığımız şeyi oluşturur.

Aslında "zaman" diye bir şey yoktur.Zaman başlı başına bir olgu,oluşum değildir.Zamanın boyutu gibi bir 4.boyut da yoktur.Zaman;maddelerin konum,hareket ve yapısal değişimlerinin farkıyla ayırt edilir.Eğer hareket yoksa zaman da yoktur.

Zaman hareket sonucu algılanabilir.Fakat bu her zaman ileri gitme gibi bir hareketin sonucunda olmaz,bu diğer hareket biçimine de yapısal değişim adını veriyorum.Yapısal değişimler maddenin hal değiştirmesine dayanır.Bu olayda da bir hareket vardır.Madde hal değiştirirken atomlar hareket eder aslında atomlar sürekli hareket etmektedir.Bu hareketleri sayesinde de zaman oluşur.Eğer atomlar dahil hiçbir şey hareket etmeseydi zaman oluşamaz,evrendeki her şey donup kalırdı.Mesela çocukluktan itibaren büyümemiz bir yapısal değişimdir,kemiklerimiz büyür vb.Bu değişimlerin sebebi de harekettir.Vücudumuzda kanımız hareket eder,mineralleri,vitaminleri,enzimleri taşır yani onlar da hareket eder bu şekilde de büyürüz.Aslında düşünmemiz de bir hareket sonucudur,beynimizdeki sinirlerden geçen her bir ileti hareket etmektedir.

Madde ve enerjiyse birbiriyle etkileşime geçme özelliği dolayısıyla her zaman birbirini etkilerler ve bu bir değişim yaratır.Böylece ikisi de birbirini değiştirerek,etkileyerek sürekli hareket eder.

Zaman dediğimizde geçmiş,gelecek,şimdi yoktur aslında.Bunların hiçbiri gerçek değildir.Tek zaman şimdiki zamandır.Her şey şuan gerçekleşmektedir.Olan biten her şey şimdiki zamanda gerçekleşmektedir.Şimdiki zamanda madde hareket konum değiştirmekte ve yapısal değişime uğramaktadır.Yani eğer durarak her saniye geleceğe gidiyoruz dersek hata yapmış oluruz.Önümüzde bir gelecek yoktur,yani zaman hareket etmemektedir.Zaman sabittir,hareket etmez,şimdiki zamanda durur.Hareket eden,değişen şey maddedir.

ZAMANDA YOLCULUK


Zamanın sadece tek bir nokta olduğu,sadece şimdiki zamanın var olduğunu söylememiz zamanda yolculuğun yalan olduğu anlamına gelmez.Zamanda yolculuk mümkündür fakat sizin düşündüğünüz şekilde değil.Zamanda yolculuk demek hızlıca bir değişim geçirmektir.Mesele geleceğe gitmek istiyorsunuz,yani geleceğe gittiğinizde uçan arabalar,yeni binalar vs. olacağını hayal ediyorsunuz.Bunun olması içinde zamanın geçmesi,insanların bunları inşaa etmesi gerekiyor.Yani eğer siz sabit durursanız ve sizin dışınızdaki her madde hızlanırsa,hızlıca hareket etmeye başlarsa aslında geleceğe gidiyor olursunuz.Siz durmaktasınızdır,normal hızınızla durursunuz fakat diğer her şey muazzam bir hızla hareket etmektedir.Bir bakarsınız bir çırpıda yeni binalar oluşmuş,bir bakarsınız güneş hemen doğuyor ve batıyor.Bir bakmışsınız aradan 100 yıl geçmiş.Fakat size göre daha sadece 10 saniye oldu.İşte bu zamanda geleceğe gitmenin yoludur.
Bir maddeye enerji vermeye başlayalım,ilk enerjiyi aldığında cisim hareket etmeye başlar ve biz o cisme enerji verdikçe madde hızlanır.Hızlandıkça hızlanır,biz ona enerji verdikçe.İşte zamanda yolculuk yapmak istiyorsak da bunu yapmalıyız.Kendimiz hariç evrendeki her şeye enerji vermeliyiz ki onlar hızlı bir şekilde hareket edip zamanda hareket etmemizi sağlasınlar.Tabi ki evrendeki her şeye enerji vermek için muazzam ve bizim akıl erdiremeyeceğimiz kadar enerji gerekir.Bunu sağlamamız da imkansızdır.Fakat tüm evrene enerji vermek yerine belirli bir bölgeye enerji vermemiz yeterli olabilir.Mesela sadece kendi dünyamıza versek belki de yeterli olabilir.Bu zamanda ileri gitme şekline de "Bölgesel Zaman Hızlandırma" adını veriyorum.Böylece bizi ilgilendirmeyen yerlere boşuna enerji vermemiş oluyoruz.Fakat bölgesel zaman hızlandırmasının da beraberinde getirdiği bazı sıkıntılar var.Eğer sadece dünyamızı hızlandırırsak,aşırı hızlanmış dünyamız güneşin rotasından sapıp başka gezenlere çarparak toplu bir yok oluşa sebep olabilir.İşte bu yüzden bu seneryoların bilincinde olup ona göre enerji vermemiz gerekiyor.Eğer dünyayı hızlandıracaksak onun yerine evreni hızlandırmak zorunda kalıyoruz.Bu yüzden bu kadar büyük şeyleri hızlandırmadan önce küçük şeylerde deney yapmamız daha uygun olur.

Peki ya zamanda geriye gitmek için ne yapmamız gerek?İşte bu biraz zorlu olan.İleri gitmek kolaydı,sadece enerji verdik.Peki ya şimdi de enerji mi almalıyız?Bu pek de öyle işlemiyor.Eğer bir cisimden enerji almaya başlarsak cisim yavaşlar ve enerjisi kalmayana dek sürdürürsek sonunda cisim durur.Peki bu durmuş cismi enerji vermek için zorlarsak ne olur?Belki de cisim yaptığı hareketleri geriye doğru yaparak bize enerji vermeye çalışacak.Belki de iki yönlü bir hareket şeması var:"Ters Hareket" ve "Düz Hareket".Fakat bu teoriden pek de emin değilim.O yüzden çok üstünde durmayacağım.Fakat temelde zamanda geriye gitmek için yapmamız gereken her şeyi istediğimiz andaki yerlerine koymaktır.Bu düşünüldüğü kadar kolay değildir.Bu birkaç nesneyi geriye koymakla bitmiyor.Çünkü sürekli hareket eden bir sürü şey var,şimdiki zamanda değişen bir çok şey var;gözümüze gelen her bir ışık ışını,beynimizden geçen her bir ileti,atomlarımızın her bir hareketi,kanımızın akışı.Bunların her birini eski hallerine yerleştirebilirsek zamanda geriye gitmiş oluruz.Fakat bu şekilde hareket etmelerinin sağlayacak bir güç yok.

Zaman dediğimiz şey bir konumdan diğer konuma geçerken geçen süre.İşte bu zaman veya saat,biz bu süreleri ölçmek için dakika,saat gibi şeyler oluşturmuşuz.Bu noktada da bir çelişki doğuyor.

Bir cisim düşünelim.A konumundan B konumuna hareket ediyor ve bu yolculuk 1 dakika sürüyor diyelim.Şimdi cismi hızlandıralım,bir sonraki yolculuk 50 saniye sürsün.Hızlandırmaya devam edelim,yolculuk süresi giderek azalacaktır.Ta ki 0'a gelene kadar.Bir süre sonra cisim o kadar hızlanacak ve A'dan B'ye gitme süresi 0 olacak.Fakat eğer böyle olursa aynı anda hem A'da hem de B'de olmuş olur;çünkü yolculuk süresi 0,iki yere de 0 sürede gidiyor,iki yerde de aynı anda oluyor.Fakat ilk başta dediğimize göre bir cisim aynı anda iki farklı yerde birden olamaz.Yani ya dediğimiz kanun yanılıyor ya da cisim asla 0 süresine ulaşamaz.Ve böylece bu çelişkinin ötesine geçebiliriz.

Zaman böylece farklı bir şekle büründü akıllarımızda
Düşüncenin gücü bizi ayakta tutar,basmakalıp öğretilmiş şeyler değil
Her yeni fikir aklımıza geldiğinde veya bir düşünce birliğine ulaştığımızda mutlu oluruz biz
Düşünmekten vazgeçemeyiz,ne kadar dışlansak da dünyadan

Anlatmaya yetebilir mi ki ömrüm
Aşkın gönlümde bir diyardır
Kalp şiir yazmak için
Şiir de kalp için vardır

Şiirlerim düşüncelerime
Düşüncelerim şiirlerime hücum eder
Beni var eder bu sonsuz bedel